Nedir bir tohumu köklendiren?
Kabuğunu çatlatan o ilk niyet nedir?
Kabuğundan çıkmadan beslenebilir mi?
Beslenmeden filiz verebilir mi?
Toprağa damlayan su sesleri..
Ve içinde mücadele veren bir potansiyel..
Sabırla bekler o ilk damlayı. O damlayla hayat bulur. O damlayla yumuşar kabuğu. Ne kadar yumuşarsa o kadar ulaşır içindeki besine.
Peki besin içindeyse neden kullanamaz senelerce? Neden hapis olur o karanlığa? Neden bekler toprağın içinde sessizce? Çünkü besinleri kullanabilmesi için gereken enzimler suya muhtaçtır. Beslenebilmek için önce aktifleşebilmesi gerekir. Yalnızca aktifleşebilirse büyüyebilir.
Ve ilk kökünü verir, toprağa tutunur potansiyel.. O karanlığın içinde ilerler de ilerler. Artık güzel bir filiz olabilmek için odaklanması gereken tek bir şey vardır: Sağlam kökler.. Filiz yukarı baksa da gücünü köklerinden alır.
Hayat, tohumdan filize bir yolculuktur. İnsan da bu yolculuğun bir parçası… Herkesin bir potansiyeli vardır toprağın altında bekleyen. Ne kadar kabuğundan çıkabilirse o kadar köklenir insan.. Ve ne kadar köklenirse o kadar filizlenir..
Peki o ilk damla nerede gizlidir insan için? Nasıl kabuğunu yumuşatır ve çıkar? Her kabuk birbirinin aynısı değildir. Bazısı çok serttir daha çok suya ihtiyaç duyar. Bazısı daha yumuşaktır, suyun fazlası onu çürütür.
“Filizin ilk adımı kabuğunu anlamaktır. Kabuğunu anlamadan köklenemez insan. Hedeflerine ulaşabilmesinin yolu kendini tanımaktan ve kabuğunun ötesine çıkabilmekten geçer.“





Bazısını çok su çürütür, bazısını yumuşatır. Bitkilerde de insanlarda da aslında hayatımızın neresine koyarsak koyalım çok uyuşuyor bu bilgi. Faydalı bir yazı olmuş, teşekkür ederiz🌸
İnsan, bakıp üzerinde düşünüp irdeledikçe, ne güzel ilişkilendirmeler kurabiliyor. elinize sağlık